SELIN TANRIKULU

Gerçekten de duyulduğu ve bilindiği gibi yemyeşil bir ülke İrlanda. Ben Mart ayında orada bulunmama rağmen her yer yeşil ve ışıl ışıldı. İrlanda’da hava durumuyla ilgili bir konuşma başlatmak adeta bir adet. Çünkü gerçekten tahmin edilemez bir havası var, bu da her saat konuşacak farklı bir şeyin olması demek. Ben kış aylarında İrlanda’da bulunduğum için güneş, yağmur ve doluyu aynı gün içinde tecrübe etme imkânı buldum. Ama yağmur ve karın Türkiye’deki gibi olmadığını söyleyebilirim. Kar zaten çok alışkın oldukları bir şey değil, yağsa bile çok az yağıyor, tutması mümkün değil. Güneş varken kar ve yağmur yağması çok fazla ülkeye özgü olmasa gerek. Kesinlikle kapalı bir havası yok. Bulunduğum 1 hafta boyunca yağmur görmeme rağmen hiç kara bulut görmedim bile. Her zaman ışıl ışıldı. Yaz ve bahar aylarında çok daha inanılmaz olduğuna eminim.

Ziyaretimin büyük bir bölümünde İrlanda’nın en büyük şehri ve aynı zamanda başkenti olan Dublin şehrindeydim. Yalnız ikinci büyük şehir olan ve ülkenin bir diğer ucunda kalan Galway şehrini de ziyaret etme fırsatım oldu.

Öncelikle Dublin kesinlikle harika bir şehir. İstanbul gibi büyük şehirlerin yanında elbette küçük kalıyor ama bu bence Dublin’i daha da güzel kılıyor. Her şey birbirine yakın ve yürüyüş mesafesinde. İnsanlar toplu taşımadan çok yürümeyi ya da bisiklete binmeyi tercih ediyor. Çünkü araçların yolundan çok yayaların yoluna önem veriyorlar. Yani bir yerden araçla aynı yere varmak istediğinizde bu sizin 20 dakikanızı alacaksa yürüyerek 15 dakikanızı alabilir. Çünkü yollar dümdüz ve yürümek için oldukça elverişli.

Bisiklet kullanmak ise ikinci seçenek. Bisiklet kiralamak ya da satın almak oldukça ucuz. Hatta sokaklarda sürekli DublinBikes isimli bisiklet duraklarını görebilirsiniz. Bu duraklarda sürekli 15-20 bisiklet bulunuyor ve ilk 30 dakika alıp ücretsiz kullanmak mümkün. Saatlik kiralama sadece € 0.50, 3 günlük € 5 ve yıllık üyelik sadece € 20. Aldıktan sonra başka bir bisiklet istasyonuna da kullandığınız bisikleti bırakabilirsiniz. Her saatte müsait bir bisiklet bulabilmek de mümkün.

Diğer ulaşım seçeneği ise otobüs, tramvay ve tren ağları. Otobüs için duraklar oldukça sık. Bilet fiyatları ise gidilen yere göre değişiyor ama ortalama € 1.80. Şehir içindeki tramvay ağının ismi LUAS. Dublin Kuzey Dublin ve Güney Dublin olmak üzere genel olarak ikiye ayrılıyor. Her iki bölgede de Red Line ve Green Line isimli iki LUAS ağı bulunuyor. LUAS için 7 günlük limitsiz bilet €18.50. Aylık almak isterseniz ise €70. Aile yanları genellikle LUAS ağlarına yakın olduğu için bu tramvayları kullanırsanız en fazla 20-30 dakikada şehir merkezinde olabilirsiniz. Green Line LUAS’ın en son istasyonu St. Stephen’s Green ve bu da Trinity College’ın hemen yanında yani tam olarak merkezde. Tramvaylar kesinlikle kalabalık değil ve 5 dakikada bir geliyor. Tren ağı ise Dublin’deki daha uzak kısımlara seyahat için kullanılıyor, ismi DART. Aile yanları bu hatlar üzerinde olmayacaktır ama haftasonları ya da derslerden sonra Dublin’in diğer kısımlarını keşfetmek için mutlaka denemelisiniz.

Dublin’in en çok öne çıkan özelliği tartışmasız ki insanları. Hepsi oldukça sıcakkanlı ve yardımsever. Sürekli güleryüzlüler. Sokakta yürürken bile gülümsediklerini görüp ne kadar mutlu olduklarını hissedebilirsiniz. Yol konusunda her zaman yardımcı olmaya açıklar. Sizi sizden daha çok düşünüyorlar hatta bazen, yolu güvenle bulabileceğinizden emin olmak istiyorlar. Cafelerde, restoranlarda çalışan insanlar, taksi ve otobüs şoförleri başka bir ülkeden geldiyseniz ve özellikle o ülke Türkiye’yse özel bir ilgi duyuyorlar. Hepsi sürekli Türkleri ne kadar sevdiklerinden, İrlandalıların ve Türklerin birbirine aslında ne kadar çok benzediklerinden, Türklerin ne kadar eğlenceli ve arkadaş canlısı olduklarından bahsediyor. Çoğu genellikle daha önce Türkiye’yi ziyaret etmiş ya da etmeyi düşünüyor. İrlanda’dan birileriyle tanışırsanız –ki mutlaka tanışacaksınız, çünkü yeni kültürlere oldukça açık ve ilgililer- sizi Türkiye’de ziyaret etmekten oldukça keyif alacaklardır.

Sosyal yaşam olarak Dublin oldukça hareketli. Her yer çok güzel cafe ve restoranlarla dolu. Amerika ve İngiltere ile kıyaslayınca yaşam masrafı olarak çok daha uygun. Para biriminin Euro olduğunu da unutmamak lazım. Cafe olarak en yaygını Starbucks, Costa ve Insomnia. Costa ve Insomnia aynı Starbucks gibi kahve dükkanları. Ama öğle yemeği için sandviç, salata gibi çok daha fazla seçenek sunuyorlar. Fiyatlar ise € 3-5 arasında. Kahveler ise € 2-3. Öğrencilerin en çok tercih ettikleri yerlerse Subway ya da diğer sandviç dükkanları.  Çok lezzetli sandviç ve içecek menülerini €3’a bulmak mümkün. Bunlar dışında fast food olarak da McDonalds ve Burger King de oldukça yaygın. Çok şık bir restoranda özel bir yemek yemek isterseniz başlangıç, ana yemek, tatlı ve içecek şeklinde €25 civarında olacaktır. Bu da İstanbul gibi yerlerle kıyaslayınca oldukça uygun. Hatta çoğunun İstanbul’dakilerden daha güzel olduğunu söyleyebilirim. Gece hayatı olarak da Dublin en ünlü caddesi Temple Bar ve diğer ünlü sokakları ile öne çıkıyor. Canlı müzik oldukça yaygın. Geleneksel Irish Publarda çok güzel vakit geçirebilir ve İrlanda’nın en ünlü ve en eski birası Guinness’i deneme imkanı bulabilirsiniz.

Dublin’de her zaman yapacak bir şey olduğunu söyleyebilirim. Eğer 4-8 hafta gibi kısa bir süre için gidiyorsanız şehirdeki tüm müzeleri gezme imkanı bulamayabilirsiniz bile. Gezilecek ve görülecek çok fazla şey var. Fotoğraf çekmeyi de seviyorsanız İrlanda bulundurduğu Georgian tarzdaki binalar sayesinde oldukça ilgi çekici olacaktır. İrlanda’ya gidiyorsanız mutlaka görmeniz gereken yerler ise Guinness Storehouse, Trinity College Library, Book of Kells, Temple Bar, Grafton Street, Phoenix Park, Dublin Zoo, National Museum of Ireland, Fitzwilliam Square gibi yerler. Zamanınız varsa bundan çok daha fazlası olduğunu da göreceksiniz.

Dublin oldukça güvenli. Gündüz, akşam, gece günün hiçbir diliminde güvenliğinizi tehdit edecek bir şeye rastlamadım. Konuştuğum öğrenciler de herhangi bir problemle karşılaşmadıklarını söyledi. Geç saat olsa dahi sokakta rahatça yürüyebilir ve toplu taşımayı kullanabilirsiniz. Herkesin ne kadar kendi halinde ve saygılı olduğunu göreceksiniz. Aile yanı konaklamalarda ise memnuniyet oranı oldukça yüksek. Çoğu öğrenci ailesiyle arasının çok iyi olduğunu ve özellikle Türk kültürünü tanımaya oldukça meraklı olduklarını söyledi. Bütün aileler tüm İrlandalılar gibi konuşmaya oldukça açık. Pratik imkanı arıyorsanız aile yanı ilk tercihiniz olmalı. Çünkü İrlanda’yı tanıtmanın dışında sizi tanımaya da çok hevesliler. Bu da tek taraflı değil, çift taraflı bir pratik deneyimi olacak.

İrlanda’nın ikinci büyük şehri ise Galway. Galway elbette Dublin kadar büyük bir yer değil fakat İrlanda’nın kültür başkenti olarak biliniyor. Çünkü sene boyunca ama özellikle yazın oldukça fazla sayıda festivale ev sahipliği yapıyor. Turist sayısı da yazın oldukça artıyormuş. Uzun dönem gidenler ve çalışma iznine sahip olan öğrenciler için tüm sene boyunca iş olanakları mevcut ama özellikle yazın artan turist sayısı nedeniyle cafe, restoran gibi yerler fazladan çalışana ihtiyaç duyuyor.  Şehir merkezinde ünlü bir meydanı ve İstiklal Caddesine benzer bir caddesi var. Gece hayatı ise oldukça ünlü Galway’de. Şehir, okyanusun hemen yanında bulunuyor. Yürümek için çok uzun bir sahili var. İklim olarak da Dublin’den daha sıcak ve ılıman. Yaşam ve konaklama masrafı yönünden de Dublin’den daha uygun. Arabaya ve otobüse ihtiyaç duymuyorlar ama elbette her yere ulaşımı sağlayan otobüsler de mevcut. Dublin’le arası sadece 2,5 saat ve gidiş-dönüş bilet fiyatları €23. Galway halkı sürekli Dublin’in ne kadar karmaşık ve insanlarının sürekli acelesi olduğundan bahsediyor. Galway’de ise insanların sokakta yürürken birbirlerini tanımasa dahi selam verdiklerini söylüyorlar. İnsanlar sürekli konuşmaya açık ve uluslararası öğrencileri çok seviyorlar.

Son olarak giderken aklımda İrlandalıların farklı bir aksana sahip olup olmadığı, anlarken zorluk çekip çekmeyeceğim konusunda endişelerim vardı. Gidince bunun kesinlikle böyle olmadığını gördüm. Bence Amerika ve İngiltere aksanı arasında bir aksana sahipler. Oldukça anlaşılır ve net. Ben Dublin’de sadece birkaç kişiyle karşılaştım bu şekilde ama İrlanda’nın Cork gibi ya da daha küçük şehirlerinde oturanlarda farklı aksanlara rastlanabiliyor. Ama bu aynı İngiltere’de Manchester ve Brighton’da ya da Amerika’da New York ve Alabama’da farklı aksanlarla karşılaşılması gibi. Anlama konusunda sıkıntı yaratacak türden bir farklılık olduğunu düşünmüyorum. Seviyem çok iyi değil, ben zorlanabilirim derseniz ise içiniz rahat olsun çünkü tekrarlama konusunda hiçbir problemleri yok. Hata yapmaktan korkmayın ve tekrar tekrar sormaktan çekinmeyin yeter. Onlar yardımcı olmaktan her zaman mutluluk duyacaklardır.

Benim İrlanda hakkındaki izlenimlerim bu yönde oldu. İrlanda’ya, Dublin’e, Galway’e ve insanlarına bayıldım. Dil eğitiminizi İrlanda’da almayı düşünürseniz bir kez daha düşünün çünkü bu ülkeye veda etmesi gerçekten zor olacak J

Emerald Cultural Institute

Georgian tarzdaki binaları sizi içeri girmeden etkiliyor. Milltown Park ve Palmerston Park olmak üzere birbirine çok yakın 2 merkezi bulunuyor Dublin’de. Milltown Park’ta 30 sınıf, Palmerston Park’ta ise 24 sınıf bulunuyor. Gezdiğim okullardan Emerald sınıf sayısı, öğrenci sayısı ve diğer alanlar bakımından en büyük ve en geniş olan dil okulu. Milltown okulunun arkasında çok geniş ve yemyeşil bir bahçe bulunuyor. İrlanda’da olduğunuzu tekrar hatırlıyorsunuz bu bahçeyi görünce. Okulun binasında ise adeta üniversite havası var. Çünkü genel İngilizce dışında üniversiteye hazırlık programları da aynı kampüs içerisinde. Akademik anlamda oldukça iddialı ve sahip olduğu EAQUALS akreditasyonu ile de bunu kanıtlayan bir okul. Öğretmenlerin hepsi CELT ve genellikle dil alanında master sahibi. Sosyal aktivite programı ise kış ya da yaz sezonu farketmeden oldukça hareketli. Haftasonları komşu şehirlere geziler mevcut. Her iki merkezde de kafeteryası bulunuyor. Ortalama bir öğle yemeği için € 5 diyebiliriz. Emerald’ın diğer dil okullarından farkı Dublin’in tam merkezinde olmaması. Konaklamaların ağırlıklı olduğu güney kısımda bulunuyor. İrlanda’daki tramvay ağı olan LUAS istasyonunun hemen yanında. Dublin şehir merkezine oldukça yakın, tramvayla sadece 6 dakika uzaklıkta. Merkezin kalabalığından uzak doğayla iç içe bir yerde İngilizceye odaklanmak isterseniz Emerald Cultural Institute ilk tercihiniz olmalı.

Atlas Language School

Şehir merkezine yürüyerek 15 dakika ve harika bir nehir manzarasına sahip Portobello House’ta bulunuyor. Binası ve yenilenmiş modern sınıflarıyla oldukça dikkat çeken bir okul. Haftada 1 kere Job Shop adlı workshop sunuyorlar. Bu workshop sayesinde öğrenciler gerek İrlanda’da gerek kendi ülkelerinde döndükten sonra işe başvuracak öğrenciler İngilizce CV hazırlamayı, internetten başvuru yapma incelikleri gibi pek çok detayı öğreniyor. İdari ve eğitim kadrosu hareketli ve dinamik bir yapıda. Sosyal aktiviteleri ise bir dakika bile sıkılmanıza imkan vermeyecek türden.

Alpha College of English

Dublin’in kuzey kısmında bulunuyor ve asıl merkezine 15 dakika yürüyüş mesafesinde. Ama okulun çevresinde Dublin’in çoğu yerinde olduğu gibi cafe, restoran bulmak mümkün. 16 sınıfı buluyor. Tüm sınıflarda akıllı tahtalar mevcut. Okul içerisinde aile atmosferi hakim. Dersler dışında ek derslere de hayır demem diyen öğrenciler için free olmak üzere haftada 2 gün Conversation Club ve 1 gün de Video Club sunuyor. Yaz döneminde gidecekseniz 350 öğrenciyle birlikte okuma imkanınız olacak. 2016 yılında 57 farklı milletten öğrenci Alpha College of English’i tercih etmiş. Türk oranı ise sene boyunca %2 civarında.

ISI English Language School

Okul Dublin’in kuzey kısmında bulunuyor ve merkeze yürüyerek 10 dakika. Cafe ve restoranları rahatlıkla 2 dakika uzaklıkta bulmak mümkün. Dönemine bağlı olarak her hafta Irish History Club ve Music Club gibi ek dersleri var. Bunlar derslerden çok sosyal aktivite tadında. Hem eğlenip hem de bir şeyler öğrenebilirsiniz. Binanın iç tasarımı oldukça güzel, tablo ve heykellerle sürekli iç içesiniz. Bazen kendinizi bir sanat galerisinde gibi hissedebilirsiniz. Aktivite noktasında Dublin’deki çoğu okul gibi oldukça hareketli. Uyumayı seviyorsanız öğleden sonraki programları da tercih edebilirsiniz.

Frances King Dublin

Merkeze 5 dakika uzaklıkta ve Dublin’in güney kısmında bulunuyor. Binada 11 sınıf var. Diğer okullarla kıyaslanınca daha küçük kalıyor. Kalabalık bir ortam istemeyen öğrenciler tercih edebilir. Öğleden sonra ders seçeneği Frances King’te de mevcut. 33 derslik çok yoğun bir programları var ve haftada 2 gün öğle yemeklerini bu grupla birlikte yiyip pratik yapıyorsunuz.

The Horner School of English

Merkeze yürüyerek 10 dakika ve Dublin’in ünlü renkli kapılarının bulunduğu Fitzwilliam Square’de bulunuyor. Yurt konaklama düşünürseniz ama yemek de dahil olsun istiyorsanız Baggot City Residence yurdu bulunuyor ve okula yürüyerek 2 dakika. Bu konaklamaya kahvaltı ve akşam yemekleri dahil. Aktivite programları her daim yoğun. Öğrencilerinin memnun olması oldukça önemli ve her noktada size yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ortalama 250 öğrencilik bir okul. İtalyan, Fransız ve İspanyollar Top 3’yi oluşturuyor. Türk oranı İrlanda’nın diğer çoğu okulunda olduğu gibi % 1-2 civarında.

Griffith College Dublin

Griffith’i eğer kampüs ortamında bulunmak isterseniz tercih edebilirsiniz. College’taki öğrencilerin %75’ini İrlandalı öğrenciler oluşturuyor. Okulun aktivite programı da College’ın Students’ Union tarafından yürütülüyor. Bu yüzden aktivitelerde sadece İngilizce kursundaki uluslararası öğrenciler değil, lisans programlarına devam eden İrlandalı öğrenciler de yer alacak. Yaz döneminde ise College yaz tatiline girdiği için College’ın özel bir departmanı aktiviteleri oluşturuyor. Yazın yoğun bir dönem olduğu için her gün mutlaka aktivite mevcut. Konaklama için ise aile yanı olduğu gibi kampüs içerisinde bulunan Griffith Halls’taki iki kişilik odaları tercih etmek mümkün. Bu odaları başka bir öğrenciyle birlikte paylaşıyorsunuz. Kampüs ortamındaki basketbol sahası, bilardo, masa tenisi gibi tüm olanaklara ulaşım imkanınız var. College’taki diğer öğrencilerle aynı olanaklara sahip oluyorsunuz. College yemekhanesi ise sabah – öğle – akşam yemeği seçeneklerinin üçünü de sunuyor. İrlanda’daki üniversite ortamı tecrübe edilmek isteniyorsa Griffith College güzel bir tercih.

CES Dublin

Şehir merkezinin tam kalbinde Dame Street’te yer alıyor. Sahip olduğu 40 sınıfla İrlanda’nın en büyük dil okullarından biri. 560 öğrencilik bir kapasitesi var. Aynı zamanda IELTS test skoru almak isteyen öğrenciler burada hem IELTS kursuna katılabilir hem de eğitim aldığı aynı okulda IELTS sınavına girebilir. Çünkü CES Dublin bir IELTS Test Merkezi. Sosyal aktivitelerden sorumlu özel bir ekipleri ve karaoke, pizza partisi gibi etkinlikleri gerçekleştirebilecekleri çok geniş bir alanları var. CES oldukça donanımlı öğretmenlere de sahip ki 55 öğretmenden 19’u DELTA sahibi. Ayrıca kendilerine özel CES App adlı bir uygulamaları da var. Bu uygulama ile ders notlarından aktivitelere kimlerin katılacağına kadar pek çok şeyi görüntüleyebilirsiniz. Konaklama olarak ise öğrenci evleri düşünürseniz CES’in 10 odalı evlerini tercih edebilirsiniz.

Oscars

Oscar şehrin tam merkezinde Dame Street’te bulunuyor. Okulun her köşesine kendi logosunun da rengi olan turkuaz hakim . Toplamda 21 sınıflı ve 320 öğrenci kapasiteli bir okul. En öne çıkan özelliklerinden biri okulun bitişiğinde bulunan Malvern House Residence. Okulun kendine olan bu yurdunda kahvaltının da dahil olduğu 1,2 ya da 4 kişilik odaları tercih edebilirsiniz. Oldukça modern bir yurt ve konumu sebebiyle kesinlikle toplu taşımaya ihtiyaç duymayacaksınız. Yine de bu konaklama türü kısa dönem öğrenciler ya da uzun dönem olup da kendi konaklamasını gittikten sonra bulmayı düşünen öğrenciler için iyi bir seçenek.

SWAN Training Institute

Dublin’in sadece yayalara ayrılmış ve alışveriş dükkanlarının bulunduğu ünlü Grafton Street’te yer alıyor. SWAN’da bulunan teaching kurslarına katılan öğretmen adayları tarafından Salı ve Perşembe günleri ücretsiz dersler veriliyor. Katılmak için yer bulmada sorun yaşamamak için isminizi önceden yazdırmanız yeterli. Ortalama 250 öğrenci kapasiteli bir okul. Konaklama olarak aile yanı dışında Herberton Apartmanlarını sunuyor. Bağımsız bir konaklama düşünen öğrenciler için apartman kompleksi spor salonu, havuz gibi pek çok ek hizmeti de beraberinde sunuyor.

International House Dublin

Okul Grafton Street’te bulunuyor. Okulun Top 3’ünde Meksika, İtalya ve İspanya bulunuyor. Bina olarak oldukça modern ve alışıldık Georgian tarz mimariden uzak. Terasta çok geniş bir kafeterya ve öğrenciler için ortak alan mevcut. Aynı bina International College öğrencilerine de ev sahipliği yaptığı için kütüphane, çalışma alanı ve bilgisayar odası oldukça geniş. Pazartesi ve Çarşamba günleri ücretsiz Conversation Clubları var. Ek konuşma sınıflarına ihtiyacım var diyen öğrenciler tercih edebilir. Ayrıca uzun dönem öğrenci vizesine sahip olup da çalışma hakkına sahip olan öğrenciler için Jobs Club diye ücretsiz workshopları mevcut. Bu seminerlerde nasıl CV hazırlanır, nasıl bir işe başvurulur gibi konular hakkında öğrenciler bilgilendiriliyor.

Kaplan International Colleges

Pek çok İngilizce konuşulan ülkede olduğu gibi Dublin’de de merkezi bulunuyor. Dublin’in en ünlü kısımlarından olan Temple Bar’da bulunmakla birlikte çok güzel bir nehir manzarasına da sahip. Okulda 14 sınıf var. Bina olarak Georgian tarzda olmasına rağmen için oldukça modern ve ferah. Her hafta mutlaka 2 kere ek derslere katılmak isteyen öğrenciler için free Clublar var. Bu Clublar genellikle Konuşma, Yazma, CV Hazırlama, Kelime Bilgisi hakkında. Top 3’de ise İsviçre, İtalya ve Brezilya bulunuyor. Apartman tarzı konaklama düşünen öğrenciler için Heuston South Quarter Apartmanları okuldan yürüyerek sadece 25 dakika uzaklıkta. Aktivite programı ise düşük ve yoğun dönem farketmeksizin oldukça yoğun bir program sunuyor.

ATC Dublin

ATC, Grafton Street’in hemen yanındaki caddede. Hepsinde akıllı tahtaların olduğu toplamda 16 sınıf bulunduruyor. Dublin’deki merkezi dışında Dublin’e trenle 30 dakika mesafede olan Bray merkezleri de mevcut. ATC Bray’de ise toplamda 22 sınıf var. Bray merkezindeki bütün aile yanı konaklamalar mutlaka yürüyüş mesafesinde. Yurt konaklaması ise okulun hemen bitişiğinde. Okulun Top 3’sinde Brezilya, Kore ve İtalya var. Aktivite olarak Pazar haricinde her gün mutlaka aktivite var. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri ise free olmak üzere çeşitli konularda ek dersler sunuyor.

Galway Cultural Insititute

Dublin’e 2,5 saat otobüs yolculuğu mesafesinde olan Galway şehrinde bulunuyor. Galway şehri yaşam masrafı yönünden Dublin’den daha uygun bir şehir. Okul şehir merkezine yürüyerek 15 dakika uzaklıkta. Galway’de her şey yürüyüş mesafesinde olduğu için otobüse ihtiyaç duymayacaksınız. Galway Cultural Institute binası 3 katlı, 25 sınıflı ve mükemmel bir okyanus manzarasına sahip. Okul da zaten hemen okyanusun yanında bulunuyor. Aynı binada Galway Business School da bulunduğundan İrlandalılarla doğrudan iletişim imkanı sunuyor. Küçük bir kampüs havası hakim. Okula girdiğinizden itibaren ne kadar canlı olduğunu hissediyorsunuz. Konaklama açısından aile yanı konaklamalar okula çok yakın. Yaz döneminde Galway’de uluslararası sayısız festival gerçekleştiği için normalden de hareketli olacağını tahmin etmek çok da zor olmaz. Ayrıca windsurfinge ilginiz varsa Galway sizin için hem İngilizce hem de tatil anlamında ideal mekanlardan.

SİZİ ARAYALIM