DANIŞMAN GÖZÜYLE

Tınılarından tanıyordum İrlanda’yı. Ilık, insanın içine dokunan, sonu gelmeyecekmiş gibi tekrarlanan melodi..Sıcak bir kahve, sonra tekrar melodi. Sonra bir kitap okudum..Brida.Yeşil, yemyeşil bir İrlanda tasvir ediliyordu. Mistik, ulaşılmaz,uçsuz bucaksız, nefes aldıran ve verdiren. Hep gitmek, hep görmek istedim. Gittim, gördüm. Hiçbir şeyin tesadüf olmadığı gibi İrlanda’ya da gitmem tesadüf değildi.
Ziyaretimin büyük bir bölümünde İrlanda’nın en büyük şehri ve aynı zamanda başkenti olan Dublin şehrindeydim. Yalnız ikinci büyük şehir olan ve ülkenin bir diğer ucunda kalan Galway şehrini de ziyaret etme fırsatım oldu.